Halkın Vergisi futbol Kulüplerine peşkeş çekiliyor

   Bu ülkede yaşıyorsak ve yöneticiler tarafından bir takım maddi/manevi uygulamalara maruz kalıyorsak bizlerin de bazı konularda eleştiri/yorum hakkımız olmalı. İster sosyal ister siyasi olsun. Ancak bizim eleştirilerimiz kırıcı/dökücü değil yapıcı olması sebebiyle farkını ortaya koyuyor.

VERGİNİN VERGİSİ

   Son günlerde ekonomi gündemimizde vergiler var. En son motorlu taşıtlar vergisine yapılan %40 zam insanları vergi sistemine isyan eder hale getirdi. Yolda, çarşıda, otobüste her yerde halk bunu konuşuyor. Çünkü milletin gündemi ev geçindirmek. 1400 TL asgari maaşla İstanbul’da yaşayan bir işçi ailesini geçindirmek için 25 kuruşun hesabını yapmaktadır. Nerede indirim var onu takip etmekte, 10 kuruş daha ucuz olan yerden alışveriş yapmaktadır. Dolayısıyla bu işçinin gündemi de, fikri de, zikri de ev geçindirmek üzerinedir.

   Çok büyük sıkıntılar içinde çocuk okutan ve ev geçindiren insanların da her vergi haberinde canı sıkılmaktadır.

VERGİ ADALETSİZLİĞİ ZULME DÖNDÜ

   Yurt dışından 60 bin TL’ye gelen arabanın burada satış fiyatı vergilerle birlikte 130 bin Tl gibi bir rakama ulaşıyor. Daha sonra her yıl ödeyeceğiniz vergi de ayrıca cabası. Mazotun 4’te üçü vergi. Dünyada en pahalı mazot tüketen ülkeyiz.

   Bir elektrik faturasında başkalarının kaçak olarak kullandığı elektriğin bedelinden tutun, TRT payına, kaybolan enerji bedelinden tutun KDV’sine kadar her şey var.

   Bir telefon alırken devasa bir vergi ödüyoruz. Bir hat açarken vergi ödüyoruz. Ayrıca her kontör/TL yüklediğinizde içinde vergi veriyoruz. Bu da yetmezmiş gibi her ay telsiz kullanım bedeli adı altında ayrıca vergi ödüyoruz.

   Et ve süt ürünleri gibi daha bir çok alanda haddi aşan vergiler var.

VERGİ SAVUNMA SANAYİ İÇİN LAZIM…

   Şimdi bazıları diyebilir ki, vergi olmasa yol nasıl yapılacak? Savunma sanayi nasıl gelişecek?

   Vergilerdeki adaletsizlik aslında bu bahanelerle bile görmezden gelinebilir. Yani devletimiz her alanda kalkınmak için bütçeye ihtiyaç duyar, bunu da vergilerle sağlar diyebiliriz.

   Lakin…

   O halde bu nedir?

   Milletin cebinden kuruş kuruş alınan vergiler neden boş bir top peşinde koşturan takımlara “hibe” edilmektedir?

   Gariban işçiden, memurdan her alanda vergi alınırken boş top peşinde koşturan, bir futbolcuya milyon dolarlar veren, milyonlarca dolar karşılığında futbolcu ithal eden kulüplerin vergileri neden silinmektedir?

   Halkın malı neden birilerine alenen peşkeş çekilmektedir?

   Daha bunlar hiçbirşey. Bir de kodaman takım dediğimiz ensesi kalınların vergilerinin silinmesi var ki dudak uçuklatan rakamlar kuşa çevrilmektedir.

HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ

   Bir taraftan savunma sanayini geliştireceğiz diyerek vergiye zam yapıp diğer taraftan kalkınmaya, ilerlemeye, gelişmeye hiçbir faydası olmayan saçma sapan yerlere para akıtılması, vergilerinin silinmesi tam bir adaletsizlik ve zulümdür.

   Biz bu adaletsizliğe karşıyız.

   Ve partiye destek vermiş olmamız/olmanız sizi sessiz kalmaya sevketmesin. Bu adaletsizlikleri gündeme getireceğiz ki kendilerine çeki düzen versinler.

   Yaptıkları yanlışları görmezden gelerek, ne yaparlarsa kabulümüzdür diyerek biz de yanlışa alet oluruz. Biz onlara eleştirerek, hatalarını düzeltmelerini sağlayarak yardımcı olmalıyız.

   Şayet kendilerine çeki düzen vermezlerse Allah’ın gazabını üzerlerine çekmiş olurlar.

http://www.ihvanlar.net

Reklamlar

Halkın Vergisi futbol Kulüplerine peşkeş çekiliyor” üzerine 11 yorum

  1. İşte böyle şuurlu ümmete ihtiyacımız var. AK Parti dedik, muhafazakâr dedik, İslama en yakın parti dedik, iliğimize kadar alacaklar artık. Sonra iktidardan düşecek ve putperestler tüm güçleriyle Ehli Sünnete saldıracaklar, saldırıyorlar.

    Sanırım Hükümet 2019 da bizi seçmeyin, siz Müslümanlardan bıktık, ne haliniz varsa görün gibi davranıyor. Kısacası Rabbimiz bizi helâk ediyor. İpuçları ortada. Fakirlik almış başını gidiyor, adalet sistemi berbat (idam vesaire), terör de zerre kadar ilerleme yok ve haftada 5-10 şehit veriyoruz, sınır ötesinden terörist devlet kuruldu ve hâla yüzümüzü Anıtkabir’den Kâbeye çevirmedik. AK Parti yetkilileri her çektikleri fotolarda arkasında malum kişinin resmi veriliyor. Eskiden böyle görüntüler göremiyorduk.

    Allah ümmetimize kuvvet ve en kısa zamanda şu küfür düzeninden kurtulmayı nasip etsin.

  2. Ben şunu anladım ki:Hükümet yaptığı şu son çıkışlarıyla,kendine oy veren ve vermeyen halkı bezdiren bazı ani kararlarıyla(teog gibi),fetö davalarında alttan tabakayı içeri attırıp siyasi ayağına bir türlü operasyon yapmayışıyla,ehl–i sünnet camianın eline elma şekeri tutuşturup irancıları da bir yerlere yerleştirmekle,kamu kurum ve kuruluşlarındaki gereksiz yerlere akıtılan paralarla,israfla, kendi kuyusunu kazıyormuş gibime geliyor.Her seçimde birşey çıkıyor ve oyunu yükseltiyor amma, yine aynısı olursa ters de dönebilir hiç belli olmaz.Oy verildiyse bu partiye herşey daha iyi olsun diye,diğer partiler fetö tarafında yer aldığı için, İslam daha rahat yaşansın diye,diğer İslam coğrafyalarındaki ezilmiş,itilmiş,hor görülmüş müslümanların sesi ve soluğu olduğu için,bizden birileri olduğundan,en önemlisi de canı gönülden sevilip de güven duyulduğundan verildi.Bu milletin güvenine ihanet en büyük ihanet olacaktır.Devlet yetkililerimiz kulaklarını tıkamasınlar bu seslere, biz onların doğruluklarını istiyoruz.İyi şeyler yaparlarsa elbette duacısıyız onların ama şu sıralar kafamız gerçekten çok karışık.Özellikle de İrancılar’ın yerleştirilmesi mevzuunda.Son çıkan ağır vergiler de cabası.

  3. Ak parti siyonizm tarafından kurulmuştur. Bu ülkenin Aslı milli görüş yani Saadet partisidir.(Necmeddin Erbakan) Siyonizm beni anladı Avrupa anladı siz anlamadınız.Beni anladığınızda dövecek diziniz bile kalmayacak(Necmeddin Erbakan). Allah rahmet eylesin.

  4. Allah razı olsun . Hislerimizi yazıya dökmüşsünüz. Altına imzamı koyuyorum

  5. Umarız azap toplu gelmez.daha görülmeyen neler var neler Rabbimiz sonumuzu Hayr eyleye

  6. İspanyanın eski diktatörlerinden Franko, yıllarca halkını sömürmüş, halkına zulmetmiş bir lider olarak tarihe geçti. Akraba ve yakın çevresini zengin etmiş, yıllarca milleti sömürmüş olan Franko cezaevine konulduğu zaman, Franko’ya, “Yıllarca bu milleti soyup soğana çevirdin. Bu millet sana neden hiç ses çıkartmadı. Sen bu milleti nasıl uyuttun?” diye sormuşlar. Franko, “Ben bu milleti dev beşiklerde salladım!” demiş. “Dev beşik” dediği şey, futbol stadyumlarıdır.

    Son 5-6 yılda 25-30 stad yapıldı ve bunların çoğu devletin parasıyla yapıldı. Futbol kulübülerine devletin yaptığı diğer yardımlar da ortada zaten

  7. Senin gibi a,.,,,r kabeye yüzü çevirse bile helak olıur bu millet aynada kendine bak önce ben neyim diye CAN

  8. Ben kendimi iyi biliyorum. Ümmet kendini bilmediği için helâk oluyoruz zaten. Yazdıklarım zorunuza gidiyorsa demek ki doğru yoldayım demektir.

  9. Münkerden nehyetmek, ma’rufu emretmekten zordur. Münkerin taraftarı, tiryakisi ve holiganı çoktur. Ma’ruf manada iyi ve güzel şeylerin taliplisi gibi düşmanı da azdır.
    Nefsinin ve şeytanın esiri olmuş birisine namaz kılmayı emredersiniz, sizi dinlemese de aşırı bir tepki de göstermez. Ama içki içme, faiz yeme derseniz size düşman kesilir.
    Bazen bir günahı,bazen bir günahkârı put edinir insan. Onu yıkmak isteyenin karşısına dikilir.
    Ülkemizde bozuk sistemin bir neticesi olarak, müslümanlar ikiye ayrıldı her zaman. Müslümanlar ve müslüman olduğunu zannedenler. İnandığı dinin emirlerinin bazılarından nefret ettiği halde müslüman kaldığını zannedenler.
    Ancak son yıllarda müslümanlar da ikiye ayrıldı maalesef. Partililer ve partili olmayanlar.
    Bunun asıl sebebi, çok partili hayata geçildiğinden beri ehven-i şer prensibi ile oy veren dindarların, ilk defa bu kadar uzun süre iktidarda kendine yakın bulduğu bir partiye kavuşmaları. Ehven-i şer değil, işte budur psikolojisine veya bunlar giderse halimiz ne olur psikolojisine kapılmaları.
    Hadisatın da yardımıyla dindar insanların desteğini alan akparti ve lideri, 15 yılda birçok güzel icraat yanında bazen de şeriata ters işlere imza attı. Bunların bazıları sistemin zorlamasıyla oldu denebilirse de bazılarında hiç bir zorlama olmaksızın yanlışlara düşüldü.
    İşte bu aşamada ikaz ve eleştiriler artık dindar kimliği ile bilinen insanlardan da gelmeye başladı. Çoğu zaman ders alıp doğruyu getirmek yerine, yanlışta ısrar ve eleştireni tahkir tercih edildi. Giderek partiyi ve lideri eleştirmek, ciddi cesaret gerektiren bir işe dönüştü.
    Böyle bir ortamda yazdığınız bu yazı için sizi tebrik ederim. Hiç kimsenin baskısı olmaksızın tamamen keyfi bir muamele olarak, beyt-ül mâli futbol kulüplerine peşkeş çekmenin savunulacak tarafı yoktur. Bunu kim yaparsa Hakk ve halk katında mes’uldür.
    Burada meşhur hadis-i şerifi hatırlatmakta yarar var. Mealen, müslüman İslamın zıddına bir iş gördüğünde bunu eliyle, imkan bulamazsa diliyle düzeltsin, buna da imkanı yoksa kalben buğz etsin ki bu imanın en zayıf noktasıdır.
    Demek ki eğer kalben de buğz etmiyor ve hatta bu durumu normal karşılıyor veya bundan hoşnut oluyorsanız, sizde iman kalmamıştır. İşte partim ve liderim ne yaparsa doğrudur, bir bildiği vardır diyerek kalbi buğz refleksini yitirmektir asıl problemimiz. Siyasi tartışmalarda bu hassasiyete riayet etmek lazımdır. Zira siyasi mevzu ister istemez bir yerinde fıkha, akaide ve dolayısıyla İslama temas eder. Dolayısıyla bu konularda uyanık olmak ve gerçek İslami düzen gelmedikçe ehven-i şer çizgisinden ileri gitmemekte fayda vardır kanaatindeyim. Allah’a emanet olun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s