Canlı Yayında Kefen, Terlik, Koku satışlarının Tasavvufa ve Ehli Sünnete zararı

   Değerli kardeşlerimiz, son yıllarda Tasavvuf/Cemaat/Ehli Sünnet düşmanları (Vehhabi, selefi, mason medyası, kemalistler, şia ajanları) bu tarafa saldırmak için bahaneler aramaktalar. Hocalarımızın ilmi söylemlerine karşı cevap veremedikleri için kimi zaman mal varlığını, kimi zaman evine arabasını kimi zaman da farklı söylemlerini ortaya atarak insanları kışkırtıyorlar.

   Tasavvufu tenkit eden bir cahile ilmi cevap verdiğiniz zaman köşeye sıkışıyor, çıkış yolu olarak “kefen satışına” sarılıp saldırmaya başlıyor. Aynı şekilde mealci İran ajanı taraftarı ilmî bir cevap veremeyince meseleyi terlik satışına getiriyor ve kendince haklı çıkmaya çalışıyor. Mağlub olduğu tartışmayı muzaffer olmuş edasıyla kapatıyor.

   Dolayısıyla bizim ihvanlar.net olarak bu konudaki tavrımızı ortaya koymamız gerekiyor.

BİZ TASVİP ETMİYORUZ

   İslam’da faiz haram ticaret ise helal kılınmıştır. İsteyen koku satar, isteyen gömlek satar, isteyen cübbe satar. Nihayetinde bir talep var ise aynı orantıda arz da olacaktır.

   Bir hoca da ticaret yapabilir; İlmi çalışmalar yapan bir hoca kimseye muhtaç olmamak için elbette ticaret yapabilir, dükkan açabilir, E-ticaret sitesi kurup satış yapabilir. İnsanlardan “yardım” dilenmektense helalinden kazanmak ve muhtaç olmamak en iyi yoldur. (Hatta elde edilen gelirle ehli sünnet hizmetler büyür.)

   Burada yanlış olan şey ise:

1- Satılan şeyi kürsüden pazarlamaya çalışmak. İslami meselelerin anlatıldığı bir kürsüden sohbetin sonunda pazarlama yapmak daha önce anlatılanları perdelemektir. Çoğu kere sohbete gelip sonunda “reklam başladı hadi kalkalım” diyenleri görmüşüzdür. Çünkü insanlar bu konuda hassastır. Vaazı bedava veren hoca vaaza gelen cemaate satarak kazanıyor yorumları yapılıyor. Her hutbenin sonunda camiye yardım isteyen imama içten içe ne kadar tepki oluyorsa vaaz sonunda ürün reklamı yapan hocaya karşı da içten içe bir tepki oluşuyor bunun yanında cemaatin içine soğukluk gelebileceği gibi düşmanların eline de koz verilmiş oluyor. 

2- Satılan şeyi dini bir sebebe bağlamak. Düşmanların en çok kullandığı koz da bu oluyor. Şunu alırsanız azabınız hafifler, bunu taşırsanız şu olur, bunu giyerseniz bu olur gibi İslami bir bir sebep ortaya koymak toplum arasında “din sömürüsü” olarak algılanıyor.

   Belki bir kaynakta yazıyor, belki bir rivayet var… Lakin bu rivayeti ticarete dökmek halk nazarında hoş karşılanmıyor. Karşıt görüşlerin eline de milleti kışkırtmak için koz verilmiş oluyor.

   Kemalist gazeteler hocanın ne anlattığını değil itibarını düşürmek için ne sattığını gündeme getirip alay ediyor, dalga geçiyorlar.

   Peki hoş oluyor mu? Elbette olmuyor.

   Bu sebeple bir hocanın kürsüden ne olursa olsun ticari bir şey ilan etmesi, satış duyurusu yapması hoş olmadığı gibi karşıt gurupların kara propagandasına malzeme haline geliyor.

   Biz bunu onaylamıyoruz, tasvip etmiyoruz. (Rüyaların kürsüden anlatılmasını tasvip etmediğimiz gibi)

   Bizim görüşümüz budur. Yanlışa yanlış demek bize ağır gelmez…

http://www.ihvanlar.net

Reklamlar